Zaman, bazen bir dost gibi güler yüzümüze, bazen de amansız bir yargıç kesilir.
Zaman, bazen bir dost gibi güler yüzümüze, bazen de amansız bir yargıç kesilir. O, hiç durmaz, hiç unutmaz. Her şeyin bir vakti vardır; her hesabın görüleceği bir gün mutlaka gelir. Kimileri zamanı yanıltabileceğini sanır, hatalarını örtbas edeceğini düşünür. Oysa zaman, en sert gerçekleri bile usulca ortaya çıkarır.
İnsan, bazen aceleyle attığı adımların bedelini öder. Yanlışlar, pişmanlıklara dönüşür ve bir gün soğuk yüzüyle karşılaşır. O an, geçmişin ağırlığı omuzlara biner. "Keşke"ler, "keşke şöyle yapsaydım"lar zihni kemirir. Ama zaman geri sarılmaz. Onun çarkları hep ileri döner.
Belki de zamanın en büyük dersi, sabretmeyi öğrenmektir. Her şeyin bir sırası vardır. Zorluklar geçicidir, sevinçler de öyle. Kimse sonsuza kadar mutlu ya da mutsuz kalmaz. Zaman, herkese eşit davranır; kimseyi kayırmaz, kimseyi cezalandırmaz. Sadece yaptıklarımızın karşılığını bize gösterir.
Bugün yanlış yapan, yarın pişman olabilir. Ama asıl mesele, zamanın bize verdiği uyarıları görmektir. Hatalardan ders almak, geç olmadan doğruyu bulmaktır. Çünkü zaman affetmez, ama öğretir.
Ve unutmayalım: Her şeyin bir vakti vardır. Zaman, en haklı yargıçtır.