Diyarbakır’ın kuzeybatısında, dört ilin sınırlarının kesiştiği noktada yer alan Çüngüş, ilk bakışta sessiz ve mütevazı bir Anadolu ilçesi gibi görünür. Ancak bu kadim coğrafyanın taşlarına, yollarına ve dağlarına kulak verildiğinde, yüzyıllar boyunca süregelen bir yaşam mücadelesinin izleri görülür.

Türk boyları zamanla bu topraklara yerleşmiş, bölgede yaşayan halklarla kaynaşarak ortak bir kültür oluşturmuştur.

Tarih sahnesinde Çüngüş’ün önemi özellikle Artuklular döneminde artmıştır. 1183 yılında Artuklu hakimiyetine giren ilçe, dönemin en önemli ticaret güzergâhlarından biri olan İpek Yolu üzerinde bulunması sayesinde stratejik bir konuma kavuşmuştur. Artuklular, bu güzergâhın güvenliğini sağlayarak bölgenin ticari ve sosyal gelişimine katkıda bulunmuş, böylece Çüngüş küçük ama canlı bir yerleşim merkezi haline gelmiştir.

Osmanlı dönemine gelindiğinde ise Kale, Pekler ve Kömağaç adıyla bilinen yerleşimlerin birleşmesiyle bugünkü Çüngüş’ün temelleri atılmıştır. Osmanlı arşivlerinde ve dönemin kaynaklarında adı geçen ilçe, Ergani Maden Sancağı ve Çermik kazasıyla bağlantılı bir yerleşim olarak kayıtlara geçmiştir.

Çüngüş tarihinin dikkat çeken isimlerinden biri de Kapıkıran Mehmet Ali Paşa’dır. 16. yüzyılın sonlarında bölgeye gelen Mehmet Ali Paşa’nın dağınık yerleşim düzenini toparlayarak daha düzenli bir şehirleşmenin önünü açtığı anlatılır. Su ve ulaşım altyapısına yönelik çalışmalarıyla yöre halkının yaşamını kolaylaştırdığı rivayet edilir.

Bu topraklar, yüzyıllar boyunca Türkler, Zaza Kürtleri, Ermeniler ve Süryaniler başta olmak üzere farklı toplulukların birlikte yaşadığı bir coğrafya olmuştur.

Tarihin çeşitli dönemlerinde yaşanan savaşlar, göçler ve toplumsal değişimler ilçenin demografik yapısını da derinden etkilemiştir.

Kurtuluş Savaşı yılları ve Cumhuriyet’in ilk dönemlerinde nüfusu azalan Çüngüş, bir süre köy statüsüne kadar gerilemiş olsa da, 1934 yılında yeniden bucak olmuş, ardından 3 Mart 1953 tarihinde çıkarılan kanunla ilçe statüsüne kavuşmuştur. Böylece tarih boyunca birçok kez yeniden ayağa kalkmayı başaran Çüngüş, modern Türkiye’nin ilçeleri arasındaki yerini almıştır.

Bugün Çüngüş, Diyarbakır’a yaklaşık 117 kilometre uzaklıkta bulunan sakin bir ilçe olarak yaşamını sürdürüyor. Ancak onu farklı kılan yalnızca doğal güzellikleri değil; dağların arasında sakladığı yüzyıllık hikâyeler, İpek Yolu’nun bıraktığı izler ve farklı kültürlerin harmanlandığı zengin geçmişidir. Çüngüş, belki büyük şehirlerin gölgesinde kalmıştır; fakat Anadolu’nun hafızasında önemli bir yer tutmaya devam etmektedir.