Allah’a Giden Yol

Hayat, çoğu zaman insana seçim hakkı tanımaz. İstediğimiz gibi değil, mecbur kaldığımız gibi yaşarız. Bu zorunlulukların içinde yolumuzu bulmak, aslında en büyük sınavdır. İnsan, kendi iradesiyle seçemediği hayatı anlamlı kılmak için bir pusulaya ihtiyaç duyar. O pusula ise Allah’ın yoludur. Çünkü O’na giden yol, mecburiyetleri ibadete, sıkıntıları sabra, nimetleri şükre dönüştürür.

Ramazan ayı, bu yolculuğun en berrak durağıdır. Açlığın kıymetini bilmek, bir lokmanın değerini anlamak, paylaşmanın ruhunu yeniden hatırlamak… Bir canlıyı doyurmak, bir insanın karnını doyurmak, işte bu ayda en büyük sadakattir. Çünkü doyurulan mide sadece bedenin değil, kalbin de huzur bulmasına vesile olur.

Bugün herkes bir yol tutmuş gidiyor. Kimi kariyerinin peşinde, kimi şöhretin, kimi malın mülkün. Ama düşünelim: Allah’a çıkmayan yol, nereye varır? Yolun sonunda huzur yoksa, yolun başındaki hız neye yarar?

Ramazan bize şunu hatırlatıyor: Asıl yol, Allah’a giden yoldur. O yol, mecburiyetleri anlamlı kılar, hayatı sabırla ve şükürle donatır. Ve en önemlisi, insanı insan yapan insanın kalbindeki merhamettir.